Bugün benim doğum günüm…
Evet yaşımıza bir yıl daha ekledik.
Şaka maka derken 21 olduk. Biraz buruk bir doğum günü beni için. Çünkü doğum günü hediyem arakdaşımla tartışmak oldu. :sad: Olmasını isteyeceğim en son şeydi ama oldu işte. Yine sıradan bir gün geçiriyorum. Değşen hiç bir şey olmadı. Bugünün biraz daha neşeli ve anlamlı olmasını istemiştim ama istenilen her şey gerçekleşmiyor işte.
Dilek'siz yeni bir yaşa girdim. Bugünümde onu ziyaret etmek isterdim ama ondan çok uzaklardayım.
Hep kalbimdesin DİLEK. !!! Bu doğum günümü seninle kutladım sayıyorum kendimi.
Lafı uzamaya gerek yok sanırım. İyi ki doğdum..
Happy birthday to me..
Şimdi Facebook’lu olduk..
Evet sonunda ben de ban de Facebook'a üye oldum. Hem de hiç bir sebep yokken.
Bi anda aklıma geldi ve üye oldum. Oysaki uzun zamandır inat ediyordum üye olmayacağım diye. Yeminimi bozdum Allah sonumu hayır etsin..
Artık bir Facebook'lu olarak (ki hayatımda en ufak bir değişkik olmadı..)
Arkadaşlarımı Facebook'a bekliyorum. ( Zaten hepsi orda..
)
Değişim zamanı..
Bi süredir blogumla ilgilenemiyorum. Yine kendimi IPB ye kaptırdım.
Blogumu çok boş bıraktım bu durumun da farkındayım. Bu aralar yeni bir tema düşünceleri var kafamda. Eğer gerçekleştirebilirsem görünüm ve içerik değişikliği ile blog hayatıma geri dönmeyi düşünüyorum. Sanırım IPB ye kısa bir ara versem bana gücenmez.
En kısa zamanda yeniden görüşmek üzere. Önceki yazdığım bunalım yazılarından ve o ruh halinden kurtulma zamanı geldi.
Talihsizlik Furyası
Bugün talihsizlik peşimi bırakmıyor. Önce kütüphanede internet ile köşe kapmaca oynadım. Daha sonra her zaman kullandığım programlarla çalışmamaya başladı. Sıkıntıdan patlıyorum. Gezmek içn arkadaşlarımın yanına gittim. Sonuç yine önümde bilgisayar ve ben yine internetteyim. Artık yaptığım tek şey bu. Önümde bilgisayar internet karşısındayım. O da kampüsteki internetin izin verdiği sürece tabi. Eski gezintiler arkadaşlar kampüs içinde tur atmalar hepsi tarih oldu. Bakalım bu tek başıma yaşam nereye kadar devam edecek. Şu anda sinirden ve sıkıntıdan ne yapacağımı bilmiyorum. Peşimdeki talihsizlikler de cabası. Gülsem mi ağlasam mı ona bile karar veremiyorum.
İnternette sürekli ziyaret ettiğim ite de açılmıyor. host çökmüş işin cezasını biz çekiyoruz. Trabzon bana giderek dar gelmeye başladı. Bu dönem zor biter.
Tatilde yaşadığım maceraları şimdiden mumla arıyorum. İnanın 15 saatlik kar mahkumiyeti bile bu durumdan iyi görünüyor gözümde. En azından yanımda abim vardı. Yani yanlız değildim.
Şimdi muhattab olduğum tek şey elektronik devrelerden ibaret olan bir makina. Derdimi ona anlatıyorum. O da okuyanlarla paylaşıyor. Yabancı bir şehirde yalnız kalam gerçekten kötü bir durum. Acilen kurtulmam lazım bu durumdan. Nasıl yapacağımı bilmiyorum ama böyle devam ederse sonumu hiç iyi görmüyorum.
Psikolojisi bozulmaya başlayan bir insan nasıl kendine gelir???